Sakarya’nın Serdivan ilçesinde gayrimenkul piyasasını ve mahalle sakinlerini derinden sarsan benzeri görülmemiş bir olay, kiralık konut krizinin ve hijyen denetimlerinin boyutunu gözler önüne serdi. İlçe genelinde şaşkınlık yaratan bu vakada, bir sağlık çalışanının yaşadığı meskeni adeta bir çöp depolama alanına çevirdiği ortaya çıktı. Konunun yargıya intikal etmesiyle birlikte ortaya dökülen detaylar, sadece bir komşuluk anlaşmazlığını değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı ve çevre güvenliği tehdidini de işaret ediyor.
Sakarya Serdivan’da Ortaya Çıkan Çöp Ev Skandalı Şoke Etti
Olayın merkez üssü olan Serdivan, son yıllarda öğrenci nüfusu ve dinamik yapısıyla Sakarya'nın en hareketli yerleşim bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak Kemalpaşa Mahallesi'ndeki olağan bir apartmanda yaşananlar, bu sakin ve modern ilçenin arka planında yaşanan gizli trajedileri gün yüzüne çıkardı. Bölge sakinlerinin uzun süredir fark ettiği ancak ilk başta yerel bir koku zannettiği durum, kısa süre içinde binanın tamamını saran ve yaşanmaz hale gelen ağır bir kriz evresine evrildi.
Kemalpaşa Mahallesi’ndeki Apartmanda Yükselen Kokular Alarm Verdi
Kemalpaşa Mahallesi'ndeki apartmanın koridorlarına yayılan ağır ve geniz yakan kokular, kısa süre içinde komşuların tahammül sınırlarını aştı. Yaz sıcaklarının da etkisiyle katlanılmaz bir boyuta ulaşan bu durum, bina sakinlerini harekete geçmeye zorladı. Apartman yönetimiyle temasa geçen kat malikleri, sorunun kaynağının belirli bir daireden yayıldığını net bir şekilde tespit etti. Günlerce havalandırılmaya çalışılan ancak etkisini yitirmeyen bu ağır koku, binada yaşayan diğer ailelerin huzurunu tamamen kaçırırken, sorunun anlık bir temizlik ihmalinden çok daha derin olduğunu gösterdi.
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis Hemşiresi Hedefte
Krizin odağındaki dairerenin kiracısının kimliği ise olayın vahametini farklı bir boyuta taşıdı. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Acil Servisi’nde hemşire olarak görev yapan H.Ç.’nin, hayat kurtarmakla yükümlü olduğu bilinen bir meslek grubuna mensup olması kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Profesyonel hayatında hijyenin ve sağlığın ön planda olduğu bir kurumda çalışan bir ismin, kendi yaşam alanında bu denli sağlıksız bir tabloya zemin hazırlaması tezat oluşturdu. Komşuların ve yönetimin kendisine ulaşma çabaları ise ne yazık ki sonuçsuz kaldı.
Ev Sahibinin Uyarıları Karşılıksız Kalınca Yargı Yolu Göründü
Daireden yayılan kokuların apartmanı sardığı ilk günlerden itibaren ev sahibi devreye girdi. Kiracısına defalarca ulaşan mülk sahibi, dairede yaşanan bu olağandışı durumun düzeltilmesini ve gerekli temizliğin acilen yapılmasını talep etti. Ancak H.Ç.’nin yapılan tüm bu sözlü ve yazılı uyarılara karşı sessiz kalmaması, herhangi bir aksiyon almaması ve durumu geçiştirmesi sabırları taşırdı. Ev sahibinin iyi niyetli yaklaşımlarının karşılıksız kalması, mülküne verilen maddi zararın önlenmesi ve diğer sakinlerin haklarının korunması amacıyla hukuki mekanizmaların işletilmesini zorunlu kıldı.
Bilirkişi İncelemesinde Maskelerle Girilen Evde Korkunç Manzara
Ev sahibinin başvurusu üzerine mahkeme tarafından atanan uzman bilirkişi heyeti, polisle birlikte söz konusu dairede resmi inceleme gerçekleştirdi. Kapının açılmasıyla birlikte içeriye dolan yoğun ve zehirli gaz benzeri koku nedeniyle heyet üyeleri daireye ancak özel koruyucu maskeler takarak girebildi. Karşılaşılan manzara ise yılların tecrübesine sahip bilirkişileri bile hayrete düşürecek nitelikteydi. Evin giriş koridorundan yatak odalarına kadar her metrekaresinin, insani yaşam koşullarını tamamen ortadan kaldıran devasa çöp yığınlarıyla kaplı olduğu belgelendi.
Çöp Evin İçinden Çıkan Tıbbi Atıklar ve Hastane Malzemeleri
Dairenin içindeki yığınlar arasında yapılan detaylı inceleme, olayın sadece ihmal edilmiş bir ev temizliği olmadığını, çok daha tehlikeli bir boyutu barındırdığını kanıtladı. Odaların tavan yüksekliğine kadar ulaşan naylon poşetlerin ve sıradan evsel atıkların arasında, çok sayıda tıbbi poşet, sargı bezleri, hastane kökenli malzemeler ve atıklar tespit edildi. Acil servis hemşiresi olan kiracının, hastane ortamından bu materyalleri yaşam alanına taşıdığı şüphesi, durumun risk derecesini tırmandırdı. Hem çevre sağlığı hem de olası bir yangın veya enfeksiyon riski, binadaki diğer insanları dehşete düşürdü.
Mahkemeye Sunulan Rapor Sonrası Kiracı İçin Tahliye Süreci Başladı
Bilirkişi heyetinin hazırladığı ve dairenin içler acısı durumunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren kapsamlı rapor, mahkemeye resmi olarak sunuldu. Rapordaki bulgular ve uzman kanaatleri doğrultusunda hakimiyet hakları ve kira sözleşmesinin ihlali gerekçeleriyle H.Ç.’nin daireden tahliyesine yönelik yasal süreç hızla başlatıldı. Hem mülk sahibinin mülkiyet hakkını korumak hem de apartman sakinlerinin sağlığını güvence altına almak adına atılan bu adımlar, Sakarya'da benzer durumdaki mülk sahipleri için de emsal teşkil edecek nitelikte değerlendiriliyor.
Sakarya’da Halk Sağlığını Tehdit Eden Vakaya Komşulardan Büyük Tepki
Olayın mahkeme aşamasına gelmesi ve basına yansımasıyla birlikte Kemalpaşa Mahallesi sakinleri rahat bir nefes almaya çalışsa da, yaşanan süreçte çektikleri stres uzun süre hafızalardan silinmeyecek gibi duruyor. Yalnızca kötü koku değil, aynı zamanda olası bir haşere istilası, kemirgen yayılımı ve tıbbi atık kaynaklı enfeksiyon tehlikesiyle aylarca aynı binayı paylaşmak zorunda kalan komşular, adalet mekanizmasının hızla işlemesini talep etti. Serdivan'daki bu trajikomik ve korkutucu olay, kiralık konut ilişkilerinde denetim mekanizmalarının ve komşuluk haklarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.


